İkinci Yuzyılın İktisat Kongresi

İkinci Yuzyılın İktisat Kongresi

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 15 – 21 Mart 2023 tarihlari arasında gerçekleşen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi çalışmalarına vakfımız adına F. Hülya Türkmenoğlu ve Prof. Dr. Tayfun Özkaya’nın katılım sağlanmıştır. 

MAHMUT TÜRKMENOĞLU KOOPERATİFÇİLİK VAKFI – HÜLYA TÜRKMENOĞLU’NUN İZMİR İKTİSAT KONGRESİ ÇİFTÇİ DEKLARASYONUNA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ AŞAĞIDADIR.

İKİNCİ YÜZYILIN İKTİSAT KONGRESİ ÇALIŞTAYI

20 Ocak 2023 

Mahmut Türkmenoğlu Kooperatifçilik Vakfı- Hülya Türkmenoğlu

Özetle yazımın ana fikri; Kooperatifçilik, çağdaş
Atatürkçü düşüncenin ekonomik temellerinden birini oluşturmaktadır. Atatürk, tarımda
bağımsız olabilmemiz için kooperatifçiliğin şart olduğuna inanmıştır. Kooperatiflerle
örgütlenmemiş bir tarımın güçlü ve bağımsız olması imkansızdır diye
düşünmüştür. Yerli ve milli tarımsal kalkınmanın temellerini 1920’ den 1938 e
kadar ki dönemde atmış ve uygulamıştır.

Yüz yıl önce İzmir İktisat Kongresi’ni düzenleme talimatını
veren ve gerçekleştiren kurucumuz, önderimiz Atatürk, kongrenin bitiş
tarihinden hemen üç hafta sonra,19 Mart !923 de HEDEF KOOPERATİFÇİLİK
diye başlayan o zamanki Basın Yayın Genel Müdürlüğünün yayınladığı ‘Kooperatif
Şirketler
‘adını taşıyan kitapçığı bizzat kendi yazmıştır. Vakfımızın
arşivinde bulunan 1970 yılında Türk Kooperatifçilik Kurumu tarafından basılmış
olan kopyasını da sizlere sunuyorum. Kitapçıkta Kemalist Kooperatif düşünceyi
Atatürk şöyle belirtmiştir. ‘Çiftçilerimizin, sanatkar ve esnafımızın
işlerinde gelişebilmeleri, az emekle çok kar getirecek teşebbüsleri başarabilmeleri
için, en kestirme çare olan kooperatif şirketlerinin ülkemizde de kurulmaları
ve çoğalmaları milletimiz için başlı başına bir iktisadi zafer oluşturacaktır.’
Bu kitapçığın içerisinde şu 6 bölüm bulunmaktadır.

1-Kooperatif şirketi ne demektir?

2-Kooperatif şirketlerin yararları(işlevi)

3-Kooperatif şirketlerin çeşitleri.

4-Kooperatif şirketlerin kurulması ve yönetimi

5-Muhtelif ülkelerdeki kooperatif şirketler hakkında
bilgiler

6-Köy öğretmenlerini görev başına davet

Davet yazı içeriğinden bir cümlesini aktarıyorum; Çağdaş
ekonomi politikasının simgesi haline gelen kooperatif örgütünün ülkemizde de
yayılması hususunda hizmet edecek kimseler, her an çiftçi ve halkla temas
olanakları bulunan kasaba ve köy öğretmenleridir. Ülkesini seven her öğretmen,
köylerimizi ekonomik ve sosyal yönden yükseltebilecek bu kuruluşların ülkemizde
yayılması hususunda var güçleriyle çalışmayı vicdani ve kutsal bir görev
saymalıdırlar.

1.İzmir İktisat kongresinden önce, 1920 yılında da
kendisinin hazırlayıp TBMM ne sunduğu Kooperatif Şirketler Kanun Tasarısında
sadece öğretmen, ticaret ve ziraat odaları mensuplarının kooperatifçiliği
öğrenip halka öğretmelerini ve kurmak isteyenlere kuruluşta yardımcı olmalarını
öngörmüştür.

Atatürk, kooperatifçiliği ülkenin ekonomik ve sosyal
kalkınmasında daima önemli ve etkili bir araç olarak görmüştür. Özellikle
tarımsal kooperatifçiliğe ayrı bir önem vermiştir. O gün olduğu gibi bugün de
tarımsal kooperatifçilik ülkemiz tarımının bugünkü bunalımından kurtarabilecek
en etkili araçtır. Atatürk, kooperatifçilik hareketi ile geniş üretici ve
tüketici kitlesinin ekonomiye demokratik olarak katılmalarını sağlamaya
çalışmıştır. Kooperatifler, hem ekonomik hem de demokratik
kuruluşlardır. Siyasal demokraside olduğu gibi, kooperatiflerde de ortağın
sermayesinden bağımsız genel kurullarda bir oy hakkı vardır. Atatürk ilkelerine
ve Atatürk’ün demokrasi anlayışına uygun şirketler kooperatiflerdir. Atatürk
bir lider olarak 1920 yılından 1 Kasım 1938 e kadar her zaman kooperatifçiliği
canlı ve gündemde tutmuştur. Yurdun her köşesinde yaptığı konuşmalarında ve
özellikle meclis açılış konuşmalarında kooperatifçilik konusunda özgün
düşüncelerini söylemiştir. Türkiye’de kooperatifçiliğin gelişmesi için tüm
yasal düzenlemelere öncülük etmiştir. Bugün de buna ihtiyacımız vardır.
Atatürk, ayrıca halkla beraber biri tüketim(1925) ve diğeri tarım kredi (1936)
olmak üzere iki kooperatif kurmuştur. Kentsel ve tarımsal kooperatif kuran,
onlara (1) nolu ortak olan Dünya’da tek Cumhurbaşkanıdır. Bununla da kalmayıp
kooperatifçilik yasalarını 1931 ve 1935 kurultaylarında CHP parti programına da
koydurmuştur. “Ziraat Bankası kooperatiflerin ana bankasıdır” cümlesini de
programa yazdırmıştır. 1929 da Zirai Kredi Kooperatifleri Kanununu, 1935 de
Tarım Satış Kooperatif Birlikleri ve Tarım Kredi Kooperatifleri Kanunu
çıkartarak tarım alanında devlet koruması ve kontrolü altında Türkiye’ye özgü
Tarım Kooperatifçiliğini geliştirmiştir. Ayrıca, ülkenin özellikle ihracatı
için üst birliklerin kurulmasını sağlamıştır. (Fındık, üzüm, pamuk, zeytinyağı
gibi) Tarımsal Kooperatifçiliğimiz Atatürk döneminde
altın çağını yaşamış ve kooperatifler çiftçinin başlıca güvencesi olmuştur.
Böyle
güçlü bir önderlik ve devlet yardımı olmadıkça tarımsal kooperatifçiliğimizin
büyük aracı, tefeci ve sanayicilerle rekabet etmeleri olanaksızdır. Bugün,
Birleşmiş Milletler tarafından ekonomide üç sektörün varlığı kabul
edilmektedir. Bunlar, Özel sektör, Kamu sektörü ve Kooperatifçilik sektörü.
Atatürk özel sektöre nazaran kamu sektörüne daha fazla önem vermiştir. Ancak bu
iki sektörden de önce özellikle tarımsal kooperatifçilik sektörüne ayrı bir
önem vermiş ve bütün ömrünce bu sektörün gelişmesine çaba sarfetmiştir. Bir
millet askeri olarak örgütlenip nasıl kurtuluş savaşını kazandı ise, ekonomik
olarak ta kooperatifler içerisinde örgütlenerek, ekonomik savaşı, özellikle
tarımsal bağımsızlık savaşını kazanır diyordu.

 Atatürk’ten sonra
özellikle 1950’den bugüne başa geçen devlet adamları, İsmet İnönü ve Bülent
Ecevit hariç, kooperatifçiliğe onun gösterdiği duyarlılığı, ilgi ve inancı
göstermemişlerdir. Hatta 12 Eylül 1980’den sonra birçok kooperatif üst
yöneticisi (KÖY-KOOP) hapse atılmışlardır. Mallarına el konulmuştur. Bu
köstekleme ve ilgisizlik halen devam etmektedir.

Atatürkçü bir siyasal iktidarın, Atatürkçü bir
kooperatifçiliği ülkeye getirmek ve uygulamak için yapılması gerekenler;

1-Kooperatif mevzuatına el atmak gereklidir. Birçok farklı bakanlıklara
bağlı ve bölünmüş durumda. Keşke 1970’ler deki gibi yeniden Köy İşleri ve
Kooperatifçilik Bakanlığı olsa.

2-Kooperatifçiliğimizin finansal sorunlarını çözmek için
devlet desteğine dayanan yeni bir kooperatifler bankası kurulmalıdır.

3-Kooperatifçilik eğitimi, ilkokuldan üniversiteye kadar tüm
eğitim kurumlarında, okullarda okutulmalıdır.

4-Tüm birim kooperatifler ve birlikler mutlaka üst örgüt
sistemi içinde olmalıdır. Devlet, üst örgütlerinin görevlerini yapabilmeleri
için onlara gerekli finansman yardımı sağlamalıdır. Bu Atatürkçü
kooperatifçiliğin gereğidir.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Tunç Soyer in
girişimiyle gerçekleşecek olan 2.Yüzyılın İktisat kongresi hazırlık çalıştayına
katılmış olmaktan mutluluk duydum. Saygılarımla.