“Kanaatim odur ki, muhakkak surette birleşmede kuvvet vardır kooperatif yapmak, maddi ve manevi kuvvetleri, zekâ ve maharetleri birleştirmektir. Yoksa bir zayıf ile bir kuvvetlinin birleşmesinden bahsetmiyorum. Birleşmenin böylesi zayıf olanın kuvvetliye esir olması demektir”

 

 

 
  

 


Kooperatif, köyün kalkınmasını ve köylünün aracı ve tefeciden kurtarılarak ekonomik yönden örgütlenmesini sağlayan en etkili araçtır.

Bizim anladığımız gerçek kooperatif köylünün kendi yönettiği, kendi kendini denetlediği gerçek demokratik kooperatiftir.

imza

 

Prof. Dr. Ziya Gökalp Mülayim diyor ki;
Kooperatifçilik

Kooperatifin muhtelif tanımlarının yapılmış olmasına rağmen bugün herkesçe kabul edilmiş tek bir tanımı yoktur. Kooperatifin tanımına geçmeden önce, tanıma bir başlangıç olmak üzere, kooperatif sözcüğünün nereden geldiğini görelim:

«Kooperatif» Latince «Cooperatio» sözcüğünden çıkarılmıştır.

«Cooperatio» Latincede iş birliği ve bunun eylemi (fiili) olan «Cooperari» sözcüğü ise iş birliği yapmak demektir.

O halde sözcük olarak «Kooperatif» iş birliği anlamına gelmektedir.

Sözcük olarak iş birliğini anlatan kooperatif, hukuksal ve ekonomik yönlerden değişik şekillerde tanımlanmaktadır.

Kooperatifi hukuksal yönden tanımlamak oldukça kolaydır; fakat ekonomik yönden kooperatifin tanımı aynı biçimde kolay olmamaktadır. Çünkü yasa yapıcısı, kooperatifleri, devletçe önemi olan bazı niteliklerini belirterek tanımladığı halde; ekonomik tanımdan kooperatifin bütün ekonomik özelliklerini içermesi beklenmektedir ki bu da kolaylıkla yapılamamaktadır.

Kooperatifin hukuksal ve ekonomik tanımlarına geçmeden önce, Önder Kooperatifçi Mustafa Kemal Atatürk‘ün 1 Şubat 1931’de İzmir Ticaret Odasında yaptığı ünlü konuşmadaki kendine özgü ve büyük anlam ifade eden kooperatif tanımını buraya koymak istiyorum. Atatürk burada diyor ki,

“Kanaatim odur ki, muhakkak surette birleşmede kuvvet vardır kooperatif yapmak, maddi ve manevi kuvvetleri, zekâ ve maharetleri birleştirmektir. Yoksa bir zayıf ile bir kuvvetlinin birleşmesinden bahsetmiyorum. Birleşmenin böylesi zayıf olanın kuvvetliye esir olması demektir”. 

KOOPERATİFİN HUKUKSAL TANIMLARI

Muhtelif ülkelerin yasalarında kooperatifin çeşitli tanımlarına rastlanmaktadır: Örneğin, 1925 tarihli Hollanda Kooperatifler Yasasında kooperatif şöyle tanımlanmıştır: «Ortakların girme ve çıkmalarının serbest olduğu ve ortaklarının, işlerini birleştirerek veya onlara gerekli maddeleri satın alarak veyahut da onlara kredi sağlamak suretiyle, ekonomik haklarını savunma amacını güden şahıs birleşmeleri» kooperatiftir. Bu tanımda kooperatife giriş ve çıkışın serbest olduğu hukuken doğrulanmaktadır. Yani

Kooperatif, «şahısların kendi istekleriyle kurdukları birleşme>> olarak nitelendirilmekte ve kooperatifin amacının, ortaklarının ekonomik haklarını savunma olduğu açıkça belirtilmektedir. Ayrıca kooperatifin «bir sermaye birleşmesi değil, bir şahıs birleşmesi» olduğu söylenmektedir.

Kooperatifin diğer bir hukuksal tanımını 1942 tarihli İtalyan Yurttaşlar Yasasında görmekteyiz. Buna göre: «Kooperatif, karşılıklı yardım amacı güden, değişik sermayeli, sınırsız ortaklı, ortaklarının en çok payı tespit edilmiş olan bir ekonomik örgüttür». Bu tanımdaki önemli nokta ise, kooperatifin bir ekonomik örgüt olduğunun açıkça belirtilmiş olmasıdır.

Fransız Kooperatifler Yasasında kooperatifler,

Belirli bazı malların ve bazı hizmetlerin maliyet fiyatını ve gereğinde satış fiyatını; karları maliyete eklenen müteşebbis veya aracıların gördükleri işleri yapmak suretiyle, kendi ortakları lehine ve bu ortakların müşterek gayretleriyle düşürmek; 2) Ortaklarına sağladıkları veya ortakların üretip tüketiciye sattıkları mal ve eşyanın kalitesini düzeltmek olan şirketler» şeklinde tanımlanmıştır.

Alman mevzuatında ise kooperatifler, «müşterek bir işletme vasıtasıyla ortaklarının tarımsal ve ekonomik gereksinimlerini karşılamak üzere kurulan sınırsız ortaklı şirketler biçiminde tanımlanmıştır.

Bu yabancı hukuksal tanımlardan sonra, ülkemiz yasalarında kooperatifin nasıl tanımlandığını görelim. Ülkemizde, sadece 1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nda kooperatifin tanımı vardır. Tarım satış ve tarım kredi kooperatifleri özel kanunlarında kooperatif tanımı yoktur. 1163 sayılı Kooperatifler

Kanununun 2004 tarih ve 5146 sayılı yasayla değişik 1. maddesinde ise kooperatif şu şekilde tanımlanmıştır: «Tüzelkişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzelkişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir.>>

KOOPERATİFİN EKONOMİK TANIMLARI

İtalyan iktisatçısı Prof. Valenti, kooperatifi şöyle tanımlamaktadır: «Kooperatif, dağılımdan zarar görenlerin, bu zararı ortadan kaldırmak ve dağılımda bir denge yaratmak amacıyla, kendi istekleri üzerine birleşip meydana getirdikleri kolektif bir işletmedir. Bu tanım, kooperatifin bütün amaçlarını belirtmemekle beraber, asıl amacını göstermesi yönünden oldukça önemlidir. Bu tanıma göre, bir kooperatifin varlığı için, o günkü gelir dağılımından zarar gören bir kitlenin varlığı ve bu zararın o kitle Tarafından kendi istekleri ile bir araya gelip bir işletme kurmak suretiyle ortadan kaldırılması amacının bulunması gerekmektedir. Kooperatifin en önemli amacının da bu olduğu kuşkusuzdur Nitekim, toplumdaki ekonomik düzenden ve gelirin dağılımından herkes memnun olsa idi, bir kitlenin kendi haklarını savunmak için kooperatif kurmalarına gerek kalmazdı.

Kooperatifin bir başka tanımı da, çok kısa olarak ünlü Fransız kooperatifçisi Charles Gide tarafından yapılmıştır. Gide, kooperatifi, «kâri ortadan kaldırma amacını güden bir birleşme şeklinde tanımlamaktadır. Burada «kâr ile Gide, kapitalistik kâri kastetmekte ve bunun ortadan kaldırılmasından söz etmek suretiyle, kooperatifçiliğin amacının kapitalizmi ortadan kaldırmak olduğunu ifade etmektedir. Kontrat Mellerowicz ise kooperatifi, «Ekonomik yönden kooperatifler müşterek ticarî bir hedefe ulaşmak için kurulan şahıs birlikleridir diye tanımlamıştır.

Kooperatif işletmeciliği biliminin babası kabul edilen ünlü Alman kooperatifçisi Prof. Henzler ise; “Konut kooperatifleri dışında, üye sayıları sınırlı olmayan, ekonomilerini belirlenen temel sözleşme uyarınca, birlikte yükümlenen ekonomik araçlarla kendilerine özendirme görevi verilen bireyler topluluğuna kooperatif” demektedir.

Prof. Fındıkoğlu kooperatifi: <istihsal, kredi, istihlâk ve mesken temini gibi başlıca ekonomik ihtiyaçların tatmini maksadıyla kendi arzu ve iradeleri ile bir araya gelen, bu ihtiyaçları karşılamak için kendi iktisadi gayretleriyle bir işyeri ve işletme vücuda getiren insanların birleşme teşebbüsüne kooperatif denir.” şeklinde tanımlamaktadır.

Bu tanımın içerdiği unsurlar şunlardır:

1- Tanım, kooperatifin kurulmalarına neden olan ekonomik faaliyet alanlarını belirtmekle, kooperatif nevilerine de işaret etmiş olmaktadır.

2- Tanım, kooperatifin ekonomik gereksinimleri sağlama amacıyla kurulduğuna işaret etmektedir. Bununla, ekonomik olmayan gereksinimlerin karşılanması için kurulmuş olan birleşmeleri (mesela Öğretmenler Birliği, Yardım Sevenler Derneği, vs.) tanım dışında bırakmaktadır. Bu unsur, kooperatifin ticaret şirketleri ile ortak sayılabilecek tarafını da belirtmektedir.

3- Kooperatifin, onu kuran kimselerin kendi istek ve iradeleri ile bir araya gelmiş olmaları gerektiği, tanımda belirtilmiştir. Bu suretle zorunlu yazılma suretiyle doğan iş birliğinin (örneğin Ticaret Odaları, Mühendis Odaları vs.) kooperatif olmadığı göz önüne alınmış ve bunlar tanım dışında bırakılmıştır.

4- Tanımda, belirli ekonomik gereksinimlerin karşılanması için birleşenlerin sermaye değil, bizzat insanlar olduğu da belirtilmiştir. Bu suretle, kooperatif, sermayelerin birleşmesinden meydana gelmiş olan ticaret şirketlerinden ayrılmıştır. Kooperatifin uluslararası düzeydeki en yeni tanımı ise, kooperatif ilkelerini yeniden belirlemek için 1995 yılında Manchester’de toplanan ICA kongresinde kabul edilen tanımdır. Bu tanıma göre:

“Kooperatif, kişilerin ortak ekonomik, sosyal ve kültürel gereksinim ve özlemlerini, müştereken sahip olunan ve demokratik kurallarla yönetilen bir işletme vasıtası ile karşılamak için gönüllü olarak oluşturdukları Özerk bir işletmedir”.

Bu tanıma göre, kooperatifler bağımsız kuruluşlardır. Kişilerin birleşmeleridir. Gönüllü birleşmelerdir. Ortaklarının ekonomik, sosyal ve kültürel gereksinimlerini karşılarlar. Demokratik olarak yönetilirler. Müştereken sahip olunan bir işletmedirler.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 2002 yılında kabul edilen 193 sayılı Tavsiye Kararında da ICA’nin 1995 yılındaki Genel Kurulunca kabul edilen kooperatif tanımı aynen benimsenmiştir!

Bize göre kooperatif ise, bireylerin tek başlarına yapamayacakları veya birlikte yapmalarında yarar bulunan işleri en iyi bir biçimde ve maliyet fiyatına yapmak üzere dayanışma suretiyle ekonomik güçlerini bir araya getirmeleridir.


 

Bahar Nisa Özkan Ergün’ün kaleminden;
Kooperatifçilik;

1163 Sayılı Kooperatif Kanunundaki Tanımı: Madde 1.Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir.

Bu tanıma göre ;

  • Kooperatifler TÜZEL KİŞİLİĞE
  • Kooperatif Ortakları hem tüzel kişi hem de gerçek kişi
  • Kooperatiflerin ortak sayısı ve sermayesi değişkendir.
  • Kooperatifler, ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve ihtiyaçlarını sağlamaya çalışır.
  • Kooperatifler ortaklarının işgücünü ve parasal katkıları ile karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet araçlarını kullanarak amaçlarına ulaşırlar.

1969’da 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu yürürlüğe girmiştir. Sonradan bazı değişikliklere uğramış, maddeler eklenmiştir.  Ülkemizde kooperatif hukukunu düzenleyen 3 ayrı kanun bulunmaktadır.

  • 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu,
  • 1582 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu
  • 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanundur.

Kooperatif ana sözleşmeleri, kooperatif ve ortaklar arasındaki ilişkiyi düzenlemesi bakımından önemlidir. Kooperatifler ve üst birlikler 1163 sayılı kanunun mecburi hükümleri dışında kendi ana sözleşmeleri sözleşme serbestisi kuralına göre oluşturabilirler.

Kooperatif Türleri:Kooperatiflerin faaliyet konularına ve tabi oldukları mevzuata göre çok sayıda kooperatif türü vardır.

Ülkemizde Kooperatifçilik  üç bakanlığa paylaştırılmıştır:

  1. Tarım ve Orman Bakanlığı
  2. Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı
  3. Ticaret Bakanlığı

Kooperatifin türüne göre bakanlıkların denetimine bağlanmıştır.

Tarım Kooperatifleri ülkemizde ilk kurulan kooperatiflerdir.

Tarım Kooperatifleri;

-Tarım Alım Kooperatifi

-Tarım Kredi Kooperatifi

-Tarım Sigorta Kooperatifi

-Tarım Satış Kooperatifi

-Tarım İşletme Kooperatifi

-Arazi Kullanma Kooperatifi

-Tarım Hizmet Kooperatifi

-Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri

Olmak üzere çeşitli şekillerde görülebilir.

Konut Yapı Kooperatifleri de bir ulusun mimari yapılaşmasını sağlayan ülkemizde oldukça yaygın bir kooperatif türüdür.

Tüketim Kooperatifleri de dar gelirli ortaklarının ihtiyaç duyduğu malları üreticiden ucuz fiyata sağlayarak tüketicinin korunması amacıyla kurulan kooperatiflerdir. Tüketici kooperatifleri kar elde etmeyi amaçlar ancak bu karı ortaklarına,kooperatifle yaptıkları alışveriş oranında risturn olarak dağıtır.

Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA) :

1895 yılında İngiltere’de kurulan ICA tarafından kooperatiflerde 7 ilke belirlenmiştir.. Bu ilkeler ile ancak bir kooperatif vücut bulabilir.

1-Açık kapı ilkesi: Kooperatifler değişir ortaklı ve değişik sermayeli olduğuiçin kooperatiflerde açık kapı ilkesi hakimdir.Bu ilkeye göre kanun ve anasözleşmedeki giriş şartlarını taşıyan aynı durumdaki tüm bireyler ayrım gözetmeksizin kooperatife katılabilir veya kooperatiften ayrılabilir.

2-Ortağın demokratik yönetimi ilkesi:Tüm ortaklar eşit oy hakkına sahiptir.Bir ortağın sermayesine ve kooperatifle ilişkisine bakılmaksızın bir ortak yalnız bir oy kullanabilir.Kooperatif ortakları arasında

 Kooperatifler  Kanunu Madde 23 de bu ilkeye değinilmiştir. Ortaklar bu yasanın kabullendiği esaslar doğrultusunda aynı hak ve ödevlerden aynı düzeyde yararlanırlar. Dolayısyla kooperatif çıkan veya çıkarılan ortaklar bakımından eşit davranma yükümü altındadır. Eşitlik ilkesine aykırı davranış, yönetim kurulunun sorumluluğunu doğurur.

3-Ekoonomik katılım ilkesi: Ortaklar sermayeye eşit şekilde iştirak eder ve sermayeyi uygun şekilde denetler.

4- Özerklik ve bağımsızlık ilkesi: Kooperatifler ortakları tarafından yönetilen bağımsız kuruluşlardır.

5-Eğitim, öğretim ve bilgilendirme ilkesi: Kooperatiflerde eğitim, öğretim ve bilgilendirme ilkesi 1163 sayılı kanunda yerini bulmuştur. (K.K.madde 70, m.75,m.86/1. b. 4.b K.K m.94)

6-Kooperatifler arası işbirliği ilkesi: Bu ilkeye göre, kooperatifler diğer kooperatiflerle bölgesel, ulusal veya uluslar arası düzeyde işbirliği yaparlar. Hedeflenen amaç, ortaklarına daha etkin mal veya hizmet sunmak ve kooperatifçiliği güçlendirmektir.

7-Toplumsal Sorumluluk İlkesi: Kooperatifler bulundukları toplumun veya ait oldukları ulusun kalkınması için çalışırlar.Kooperatifler sadece ortaklarının değil aynı zamanda ortak olmayanlara ve hatta genel çıkarlara da hizmet edebilmektedir.

 

Ülkemizde de aynı ilkeler kabul edilmiştir.1966’da kabul edilen kooperatifçiliğe ilişkin 7 ilke aşağıdaki gibidir:

  • Gönüllü ve Serbest Giriş-Çıkış İlkesi.
  • Demokratik Yönetim İlkesi.
  • Ortağın Ekonomik Katılımı İlkesi.
  • Özerklik ve Bağımsızlık İlkesi.
  • Eğitim, Öğretim ve Bilgilendirme İlkesi.
  • Kooperatifler Arası İşbirliği İlkesi.
  • Topluma Karşı Sorumluluk İlkesi.